Giriş Yap | Kayıt Ol
Hoşgeldin ziyaretçi, bugün 24 Temmuz 2019 Çarşamba
~ Fullmetal Alchemist Röportajı başlıklı yazı.
Gönderen:
Eklenme:
08 Ağustos 2009 Cumartesi
5 üzerinden 5.0 puan

Hiromu Arakawa ile bir Röportaj: Popüler televizyon animesi olan Fullmetal Alchemist bizimkinden farklı bir fantezi dünyasında insanüstü simyayı kullanan iki erkek kardeşi anlatmaktadır. Fanlar onu içtenlikle Hagaren olarak çağırır.

Orjinal eser Shounen Gangan'da 2001'den beri halen yayımlanmaktadır. Toplam satışın 12 milyon kadar ulaşıyor. Bir numaralı fanları her bölümün çıkması için can atmaktadırlar. Çok tecrübeli olan yazar Arakawa Hiromu-san 2 yıl önce ilk olarak seriyi çıkardı ve o, onun ilk olarak yayımladığı olduğunu söylemektedir, bununla altın bir hit yarattı ve tarihte bir not bırakmış oldu, onun simyager ilerleme yolu nedir?

Profili
Hokkaidou'da doğdu. Onun "Straydog" adlı eseri ilk olarak 21. Shounen Gangan 9. ödülünü kazandı. 1999'da Ağustosta Shounen Gangan'da çıkışlar yaptı. "Fullmetal Alchemist" 2001 Ağustos'unda Shounen Gangan'da yayımlanarak başladı. Aynı iş Ekim 2003'ten beri MBS-TBS'ye göre anime serisi ayarlandı. 2004'te Fullmetal Alchemist Shounen kısmında 49. Manga Yayımcı Ödülü'nü kazandı. Bundan başkada 2005'in yazı içinde bir filmin yapılacağıda haber verilmişti.

Çeviri Hakkında
Hiromu Arakawa röportajı 2004 yılında yapılmıştır. Bu röportaj Manga Türkiye sitesi için Moonlight tarafından tercüme edilmiştir.

Röportaj

İlk yayınladığınız seri büyük bir başarı sağladı. Bize serinin nasıl hazırlanma yollarından geçtiğini neler yaptığınızı anlatabilir misiniz?

Fullmetal Alchemist Başlangıçta bu iş için sözleşme yaptım. Bununla beraber editör "Hadi bunu yayınlayalım" isteğinde bulundu

Aynı zamanda da ilk bölüm yapılmış oldu. "Ben onu yaparken dünyada neler oluyor?" (Gülüşmeler)

Yarım ay boyunca kafamı bu serinin nasıl yayınlanması gerektiğine dair yordum.

Şimdi 4 yıl geçti ve görünüyor ki karakter dünyasını gün geçtikçe daha da geliştiriyorsunuz.

Serileştirme sırasında ilk olarak son bölümün taslağı düşünüldü ve bende bunda karar verdim. Ama daha sonra ben son kısmın daha başarılı olması gerektiğini düşünerek planladım. Bu bölüm halen devam ediyor ve hikaye deki çalışmalarda devam etmekte. Şimdiki bölüm son olarak karar verildi ve hazırlanmaya başladı. Hikaye her bir şeyle olaylar daha da karışıyor ve gelişiyor bu nedenle ben bile sonraki bölümde hangi olay olacağını bilmiyorum.

Ana tema başlangıçta zaten karar verilmiş miydi?

Eğer size bir şey söylememi isterseniz bunun karşılığında da bununla eşdeğer bir şey vermelisiniz. Bu söylediğim çalışmalarımdaki olan "Eşit Takas"'tır. Herhangi bir kitapta simyadan söz ediliyordu ve bende bu sözü gördüm ve çok beğendim ayrıca nasıl bir şey olacağını da ilk olarak düşünmüş oldum. Bu da tema materyali içinde benim için büyük bir ilham kaynağı oldu.

Bu kalbin en kuvvetli hislerini çeken bir şey oldu, eh. eşit-takas ilkesinin kanunlarına ilişkin.

Peki o hayatınızdaki kişisel duygularınızda da böyle mi?

Evet öyle (gülüşmeler)! Ailem Hokkaidou'da mandırayla ilgilenen çiftçilerdir.Monoton bir hayatı olan çiftçi ailesinin işi çok zor olur. Eğer tembel olursanız sıkıntılarınız asla bitmez size ıstırap çektirir. Atalarımız Hokkaidou'nun öncülerindendi. Hikaye çoğunlukla onların hikayesine göre yapıldı.Fakat onlar eşit-takas ilkesine karşı kusursuz bir şekilde uygun yaşadılar.

Fullmetal Alchemist
Böylece Hagaren'in asıl başlangıç kökeni çiftçilikten. Çünkü ailemin hep belirttiği emir "Çalışmayan asla yemeğini karşılayamaz" (gülüşmeler). Bununla beraber gerçekte üzücü ve istenmeyen olayları hakkında düşünülmüş olabilir "Ah biz şimdi çok şanslıyız', dimi.

Hagaren dünyasında kimyanın asıl kuralı eşit-takas ilkesidir. Ana karakter Edward (= Ed) ve onun küçük kardeşi Alphonse (=Al) ölen annelerini geri getirmek için yasak İnsan Değiştirmesini denediler. Ve bu sonuçta başarısız oluyor çok büyük bir ücret ödüyorlar. Ed sol bacağını kaybetti, Ed Al'in ruhunu bir zırha mühürler. Asıl yola çıkmalarının sebebi de vücutlarını eski haline geri getirmekti ve bunu sağlayanda bunun için bir yol keşfetmeleriydi. Eve geri dönmemek içinde, evi yakmışlardır.

Bir çok okuyucuyla beraber küçük genç okuyucularda bulunmakta. Bence onların yolculuğa karşı ilgisinden olabilir. Arakawa-san sizce de bunun gibi bir yolculuk tutkusu olabilir mi?

Yolculuk tutkusundan söz edersem, "Ben birçok adım atsam, ne olacaktı" ondan sonra ne söylenebilir.

Çiftlik bölgelerinde dağlar vardı....... ve sadece dağlar (gülüşmeler). Ve düşündüm ki "Ben buradan karşıya geçersem denizi görebilirim." Birine çıkın ve başka bir dağ, kahretsin bunun gibi bir şey (gülüşmeler). Şimdi nereye gitmek istersem arabamı kullanabiliyorum. Japonya'nın bir yerinden sonuna kadar dolaşabilirim belki. Bununla beraber çünkü ben kendi evimin etkisinde kalırım ve her zaman onunla ilgili şeyler düşünmek kafamı dinlendirir.

Ed ve Al eve dönmemek için evi yaktılar.

Evet şunu söyleyebilirim "Artık döneceğimiz bir yer yok" diye düşündüler, onlar her zaman yaşadığı yerlere döndükleri zaman insanlar hoş karşılarlar. Onlar farkında olmamalarına rağmen onlara destek verirler bu nedenle de onlar elinden geldiğince en iyi olmayı denerler.

Böylesi rahatlatıcı duyguların amacı,onu ifade eden yazarın kalp kırıcı deneyimlere sahip olması zorunluluğu anlamına geliyor gibi görünüyor?

Hayır (açıkça) ! Hayatımda büyük acılar çekmedim. Bununla beraber televizyonlarda bir çok çocuğun yalnızlıktan ve sessizlikten hoşlandığını görüyorsunuz. Fakat yetişkinlerin çocukların durumlarına önem vermiyor anlamında değil, bunu ne olduğunu çok iyi görebilirsiniz. Evet yetişkinler onu açıkça görebilir.

Fullmetal Alchemist
Hayatınızdaki tecrübeler şimdiye kadar oranla daha fazla?

Çiftlikte olduğumdan beri her zaman olgunluğu yaşadım. Okuldan çiftlik yoluna kadar arka arka yürüyen yetişkinler her zaman olur ve siz ilerlediğinizde sizi selamyacaklardır. Ergenliğe erişecek kişiler için çocukların büyümesini gözlemlemek bir çalışma gibidir. Çocuklar sezon boyunca çiftlik işlerine yakınmadan yardım ederler. Bu adeta yerel kültür/gelenek duygusudur, "yetişkinler bizi kusursuz bir şekilde izlemelidir" gençken öğrendiklerimden bir şey..

İşimin bir karakteristik özelliği bir bölümde trajedileri biriktiririm ve bunlar içeriği daha doğrulayıcılaştırır. Her bölümde trajedik olaylar hep sürüklense okuyucuların hoşuna gitmez.

Siz bölümlerde ciddi olay yerleri olmasına rağmen araya komik sahnelerde mutlaka ekleyebiliyorsunuz. eh..

Ne zaman sahnelerde ürpertici bir şey olsa okurken acı verecektir. Okurken siz elbette eğlence de istersiniz. Küçükken kendim okuduğum mangalarda okurken eğlenmek şimdi sahip olduğum bir şey değil. Ben duygusal olduğum zaman aşırı derece romantik mangalar okurum fakat eğlenceli değillerdir. Çocukluğum boyunca her türlü olan ilginç olayları anımsamak çizerken hedefim olmuştur ve bu söylenmiş olabilir.

Ne tür mangalar okursunuz?

Her türlü okurum. Benim büyük ablam "Shounen Jump" ve "Weekly Margaret" okur (gülüşmeler). Benim tarzıma en çok uygun olarak düşündüğüm "Shounen Jump" ve Shounen Sunday"'dir.

Bir mangaka olmayı nezaman düşündünüz?

Ben küçüklüğümden beri bir manga çizecek olmanın hoş bir şey olabileceğini düşünmüştüm. Öğrenci yıllarımda "Duvar yazıları ders kitabı" seviyesindeydim fakat sonra mezun olduğumda yağlı boya denemeleri yapıyordum bir yandan aileme çiftlikte yardım ediyordum, ve tarih seven arkadaşlar grubuyla "Annals of the Three Kingdoms" adlı bir doujin oluşturdum Arkadaşlarım tarafından bir çizer olarak seslenildim ve bir at yarışı dergisinde bir çok yonkoma mangaları çizdim [ 4 panelde karikatür]. Bununla beraber hakiki bir manga çizmek için başlangıç çalışmam benim ilk düzenlediğim bir örnek oldu.

Benim ilk çizdiğim manga "Straydog" bir ödül kazandı" ve 1999 yılında Shounen Gangan'da ilk kez çıktı. Editöre göre "özgün konuşmaların mükemmellik düzeyi yüksekti". Çalışmalarımdaki ilk sürükleyici işimin Hagaren olduğu söylenir, benzersiz bir bakış açısı ve mükemmel çizim çalışmalarının muntazam birleşimi okuyucuların olumlu etkisini kazandı.

Bir manganın romanlardan farklı olduğu söylenir çünkü o ilginç içeriğini sunar ve çizimlerden geçerek gösterir. Hagaren'de arka planlar sizin tesadüfen çizdiğiniz şeyler, hikayenin ikinci derecedeki olaylar zinciri buna göre oluşuyor.

Hu hu hu... Bunun gibi şeyler hazırlamak eğlenceli olur. Onların sonraki bölümlerde toparlanmasını hissetmek güzeldir. İkinci derecedeki olaylar zincirinde tökezlemeye uğratacak engeller yoksa beni bu endişelendirmez fakat ikinci kez okurken örnek olarak eğer bana "Ah bu.." gibi bir şeyler verirse sonradan bu düşünce "Bunu başardım" olur.. Tersine ben ilk bölümü hazırlarken, "Ah bu olmayacak bu kullanıldı çünkü" gibi beynimde bir çok düşünce oluşur. Bunun gibi zamanlarda geçmişimi övmekten hoşlanırım (gülüşmeler)

İlk olarak "Kimsenin önceden görmediği bir dünya göstermek" bir hazdır. Çalışmalarınızda, bir sahnede Ed "Gerçeği" görür. Bununla beraber gerçek nedir, ve bunu hiç kimse kendi gözleriyle gerçekten göremedi.

Bu tamamen doğru... Hikayelerin yapım aşamaları boyunca " Ne gibi bir etki yaratmalıyım" diye düşündüm. Ben bunu kendim taslak olarak çizdim fakat çizimim hep "ne gibi, ne gibi, ne gibi"..... durumlarına gitti. Her hangi bir sayfa günün sonucuna ulaşılana dek kalır…

Bununla birlikte yinede bu sahne muhtemelen bir piyasa trendi olmaya devam edecek...

Hu hu hu, Tahminen her ne olacaksa olacaktır........
Manga Türkiye © 2006-2012
En iyi şekilde IE7+ ve FF da görüntülenir | Site Haritası | Hakkımızda | İletişim